çok mutlu bi işmiş bu blogger olma işi. bi de bana çıkarsa ohh değmeyin keyfime. sevgili ayşe büşra çekiliş yapıyomuş. çok geç oldu hatta son gün ama ucundan yetiştim umarım dahil olurum :)
bunlar da hediyeler....
inşallah bana çıkar diyorum yine :) devamı için burdan buyrun
29 Kasım 2012 Perşembe
28 Kasım 2012 Çarşamba
nakış günlüğü -2- nakışta geldiğim son nokta şudur kiii :P
merhabalar
başlığa bakıp aldanmayın efendim...zira vaziyet aslında aşağıda
aman aman ne nakış ama :) inşallah daha iyiye gidiyorumdur. çünkü çok istiyorum karşınıza güzelliklerle çıkmayı. görüntü kirliliği yapmaktan korkuyorum kısacası.
duanızda garibi de unutmayın. sevgilerle,,,
başlığa bakıp aldanmayın efendim...zira vaziyet aslında aşağıda
duanızda garibi de unutmayın. sevgilerle,,,
26 Kasım 2012 Pazartesi
nakış günlüğü -1- NAKIŞA İLK ADIMLAR...
Hatta emekleme diyebiliriz. ilk kez makina başına oturup bişeyler yapmak mı :) o eski şeyi çalıştırıcamı rüyamda bile göremezdim ama önce annem sonra da sevgili birsel hocam sağolsun sayelerinde özgüven patlaması yaşadım :)
ilk alıştırmalarım şöyle oldu :
aha güzelleriyle karşınızda olup gözünüze hitap edebilme duasıyla iyi akşamlar :)
ilk alıştırmalarım şöyle oldu :
aha güzelleriyle karşınızda olup gözünüze hitap edebilme duasıyla iyi akşamlar :)
çekiliş vaaaar!!!
sevgili Miray'ın Annesi 100. izleyicisi şerefine bi çekiliş gerçekleştiriyo. ilginize... ayrıntılar için burdan buyrun :) yeni başlamama rağmen büyük şans denk gelmem. inşallah bana çıkar bu şahane şeyler. bana çıksın lütfen lütfennnn :)
25 Kasım 2012 Pazar
ZU-ZUUU :)
herkese iyi akşamlar :)
bugün yine yeni bişey yaptım. bence siz de bayılcaksınız...
işte yeni starım karşınızdaaa.: ZU-ZU
dünden beri bu güzellikle uğraşıyorum. yapımı da ayrıntılı olmasa da şöyle:
çook teferruatlı olduğu için ayrıntılı resim yükleyemiyorum. çünkü yapmaya dalıp çekmeyi unutmuşum :(
dua ile,,,
bugün yine yeni bişey yaptım. bence siz de bayılcaksınız...
işte yeni starım karşınızdaaa.: ZU-ZU
dünden beri bu güzellikle uğraşıyorum. yapımı da ayrıntılı olmasa da şöyle:
![]() |
Resim yazısı ekle |
çook teferruatlı olduğu için ayrıntılı resim yükleyemiyorum. çünkü yapmaya dalıp çekmeyi unutmuşum :(
dua ile,,,
24 Kasım 2012 Cumartesi
10 muharrem 1434...
" nefis ister, akıl gerekçeler bulur, vicdan aklar. oysa sen kendini kandırsan bile unutma ki Allah hesap sorar. ellerinle kendini ateşe atma"
uzun zaman önce bi solukta okuduğum bi kitaptı AŞKIN ŞEHİDİ.
bi dönem çok popülerdi. bi arkadaştan bulaşmıştı popüler kitap antipatisi o yüzden biraz geç aldım ama çok pişman oldum geciktiğime. arka kapakta şunlar yazılı:
"" Kerbela Hüseyin ve yoldaşlarının katligahı...
orada kan ve göz yaşı var, oradaki susuzlukla senin de ciğerlerin kavrulur. Ve başlarsın ah-u figan etmeye. için yandıkça görürsün Kerbela hak aramanın ve özgürlüğün destanıdır. teslimiyetin adanmışlığın ve sadakatin zirvesidir. her biri ayrı bir şiar olan72 şehidin yurdudur Kerbela...
onlara kapılanırsan nakşolur kalbine. aslında her yer Kerbeladır her gün aşura.
Ve dile gelir Kerbela, benim için ağlama, kendine bak der. adına lanetler okuduğun yezid bizatihi nefsindir.hesapsızca ister bu uğurda canlar yakar. Hüseyin i terk edenleri kınamadan evvel bir kez daha düşün; sende bir akıl var sadece kendi çıkarlarını hesabeder ve heveslerini haklı göstermek için türlü bahaneler uydurur. Kerbela ikazla yetinmez. kurtuluş yolunu da gösterir:
"Hüseyin i Allah katından sana üflenen ruh belle. arına paklana yücelirsen sen de Rabbin den bir delil oldun demektir. aşka şahit isen bu şehadet kutlu olsun. sen aşk ile her dem diri kalanlardansın ve AŞKIN ŞEHİDİsin!" ""
her ne kadar HZ. Hüseyin Efendimiz den bahsediyo gibi algılansa da aslında Peygemberimiz -sav- diğer halife efendilerimiz ve sahabelerden izler çok. özellikle EHLİBEYT İ ÇOK GÜZEL tanıtıyo. her birine hayran kalıp özümsüyo insan. tüm kitap da sanki bi Allah -cc-dostunun halkasındasınız ve onun tedrisatından geçiyosunuz. bi nevi öyle de. HZ. HÜSEYİN Allah ın sevgili kullarından değil mi sonuçta. işte o sohbet halkasından bi parça:
" abim İmam Hasan dan duydum.nasip olmayan emeller için ömür boyu didinmek kişiye yeryüzünde verilebilecek en büyük cezadır. bundan Allah ın rahmetine sığınırım. kullara neyin nasip olduğu bilgisi verilmediği için Allah bilir derim.ve sonra umut ederim. O kişiye bilmediklerini öğretendir."
Haşim sözün ilk anda vazettiklerine Amenna demişti ama aradığı cevap bu değildi. akşam günün en sakin demlerine ulaştıklarında sualini bu kez Hüseyin e yöneltti
- nerede sebat edeceğimizi ve nerede inattan dönmemiz gerektiğini anlayabilir miyiz?
-gaybı bilebilir misin?
-haşa.
-peki, Allah tan razı mısın?
-estağfirullah. elbette O ndan razıyım yeter ki O da benden razı olsun.
Hüseyin sorusunun anlaşılmadığını fakedince yineledi:
" O nun çekip çevirmesinden sana nasip etmediklerinden lütfündan yahut kahrından razı mısın?
insan ister istemez kendi içine dönüyo. muharrem ayı, faziletleri, yapılacak ibadetler, aşure vs. ama benim için en çok HZ. Hüseyin i anlamak, anlamaya çalışmak. özellikle de mücadelesini.
yazar Ahmet Turgut, 470 sayfalık bi kitap. bendeki kitap paradoks yayınlarından ama callisto kitap tan da çıkmış galiba. hala okumayanlar; çok büyüüüük bi kayıp. okuyun bana dua edeceksiniz...
vesselam
uzun zaman önce bi solukta okuduğum bi kitaptı AŞKIN ŞEHİDİ.
bi dönem çok popülerdi. bi arkadaştan bulaşmıştı popüler kitap antipatisi o yüzden biraz geç aldım ama çok pişman oldum geciktiğime. arka kapakta şunlar yazılı:
"" Kerbela Hüseyin ve yoldaşlarının katligahı...
orada kan ve göz yaşı var, oradaki susuzlukla senin de ciğerlerin kavrulur. Ve başlarsın ah-u figan etmeye. için yandıkça görürsün Kerbela hak aramanın ve özgürlüğün destanıdır. teslimiyetin adanmışlığın ve sadakatin zirvesidir. her biri ayrı bir şiar olan72 şehidin yurdudur Kerbela...
onlara kapılanırsan nakşolur kalbine. aslında her yer Kerbeladır her gün aşura.
Ve dile gelir Kerbela, benim için ağlama, kendine bak der. adına lanetler okuduğun yezid bizatihi nefsindir.hesapsızca ister bu uğurda canlar yakar. Hüseyin i terk edenleri kınamadan evvel bir kez daha düşün; sende bir akıl var sadece kendi çıkarlarını hesabeder ve heveslerini haklı göstermek için türlü bahaneler uydurur. Kerbela ikazla yetinmez. kurtuluş yolunu da gösterir:
"Hüseyin i Allah katından sana üflenen ruh belle. arına paklana yücelirsen sen de Rabbin den bir delil oldun demektir. aşka şahit isen bu şehadet kutlu olsun. sen aşk ile her dem diri kalanlardansın ve AŞKIN ŞEHİDİsin!" ""
her ne kadar HZ. Hüseyin Efendimiz den bahsediyo gibi algılansa da aslında Peygemberimiz -sav- diğer halife efendilerimiz ve sahabelerden izler çok. özellikle EHLİBEYT İ ÇOK GÜZEL tanıtıyo. her birine hayran kalıp özümsüyo insan. tüm kitap da sanki bi Allah -cc-dostunun halkasındasınız ve onun tedrisatından geçiyosunuz. bi nevi öyle de. HZ. HÜSEYİN Allah ın sevgili kullarından değil mi sonuçta. işte o sohbet halkasından bi parça:
" abim İmam Hasan dan duydum.nasip olmayan emeller için ömür boyu didinmek kişiye yeryüzünde verilebilecek en büyük cezadır. bundan Allah ın rahmetine sığınırım. kullara neyin nasip olduğu bilgisi verilmediği için Allah bilir derim.ve sonra umut ederim. O kişiye bilmediklerini öğretendir."
Haşim sözün ilk anda vazettiklerine Amenna demişti ama aradığı cevap bu değildi. akşam günün en sakin demlerine ulaştıklarında sualini bu kez Hüseyin e yöneltti
- nerede sebat edeceğimizi ve nerede inattan dönmemiz gerektiğini anlayabilir miyiz?
-gaybı bilebilir misin?
-haşa.
-peki, Allah tan razı mısın?
-estağfirullah. elbette O ndan razıyım yeter ki O da benden razı olsun.
Hüseyin sorusunun anlaşılmadığını fakedince yineledi:
" O nun çekip çevirmesinden sana nasip etmediklerinden lütfündan yahut kahrından razı mısın?
insan ister istemez kendi içine dönüyo. muharrem ayı, faziletleri, yapılacak ibadetler, aşure vs. ama benim için en çok HZ. Hüseyin i anlamak, anlamaya çalışmak. özellikle de mücadelesini.
yazar Ahmet Turgut, 470 sayfalık bi kitap. bendeki kitap paradoks yayınlarından ama callisto kitap tan da çıkmış galiba. hala okumayanlar; çok büyüüüük bi kayıp. okuyun bana dua edeceksiniz...
vesselam
hastalık, nakış, muharrem ayı,, yeni projeler vs...
herkese selamlar, başlıktan da anlaşılacağı üzre mevsim normallerinden biri griple daha doğrusu soğuk algınlığıyla mücadele veriyorum. dikkatli olmakta fayda var zira herkes potansiyel hasta... birbirmize dua edelim inşallah,,,
ama tabi buarada boş durmadım veee işte karşınızda yapmış olduğum ilk bebek. ilham kaynağım şu meşhuuuur tilda angels doll. benim ki pek benzemedi gerçi. daha çok ibiş gibi oldu :D
yapım aşamaları da tam olarak olmasa da şöyle;
önce bebeğin ve pijamalarının şablonunu çıkardım her zaman ki gibi
sonra kumaşa geçirip teğelledim ve makinaya çektim;
sonra küçük rötüşlar ve tatataaa :))
18 Kasım 2012 Pazar
bi de kitap olsun kısa günün karı :)
dergah yayınlarından SİBEL ERASLAN- BALIK VE TANGO. efendim kitabımız (hemen bakıyorum) 154 sayfa. içinde kısa kısa öyküler var. yazar bazen kadın bazen erkek kahramaların hislerine tercüman olmuş ve o kadar başarılı olmuş ki. tekrar tekrar okunulası bi kitap. kitaptan altını çizdiğim bi kuple:
""Kuyudaydım.
say ki beni kurtlara yedirdin. say ki kurtlara verdin.bilmem, bir kanaryayı kesip de bir zamanlar pek sevdiğin o beyaz manşetli gömleğime sürdün mü? sonra da o gömleği götürüp anneme uzatıp " kızınızı kurt yedi" dedin mi? bilmiyorum.
koca bir sahraya atıyordu beni gitmen. insanı kurda kuşa yem etmeye azmetmiş bir bırakmaydı bu. şaşkındım. ayrılan ve her kaybeden gibi afallamıştım. ismimi sorsalar bilemeyecek kadar. bütün dilleri unutmuştum sanki. hiçbir harf sırtlanmaya yanaşmıyordu acımı. bütün konuşmalardan ve arzuhallerden vazgeçerek sadece "ah" diyebiliyordum..." ah" ""
yoruma hacet yok sanırım. şiddetle önerilir. naçizane...
dua ile arkadaşlar
UP- YUKARI BAK
üniversitede sınıf arkadaşım vardı. şaziyecim kulakların çınlasın :) onun sayesinde izlemiştim. aman be çocuk filmi bu demiştim. ama çocukken hep benim hayalimdi uçan bi evimin olması demişti hiç unutmam :) bi de buz devrine böyle ön yargılı yaklaşmıştım :) ne hata ama. özetle harika bi animasyon. hala izlemeyen varsa mutlaka izlesin. eğlenceli başlıyo film. ama bi anda hayal kırıklığı. ellie yi kaybediyouz. ağladım ha onu da deyim :) yaşlı amcamız carl yalnız kalınca işin macera kısmı başlıyo. bi hayalin peşinden gidiyo o yaşta. hepimize örnek olsun :D filmden bi kaç kare :
ha bi oğlan çocuğumuz vardı russel bi de kevin adlı kuşla şapşal ama sevimli köpeğimiz dug. onları anmazsak olmaz. o ne renkli bi filmdi öyle :))
izleyecek olanlara iyi seyirler :))
oturdum ellerimle...
merhabalar...
dün keyifsiz olduğum için başlayamadığım öğretmenler günü hediyesini bugün dizimi kırıp oturdum ve yaptım. işte sonuç;
evet bildiniz BEREKET KUŞLARI :))) hikayesini bilen var mı? bundan çok uzun zaman önce merak edip araştırmıştım.
rivayete göre Hz. Nuh (a.s) tufandan sonra o malum gemiden 3 kuş uçurur:
1-barış için güvercin
2-bereket için kelaynak kuşu
3-yeni ve güzel bi çağ olsun diye de kırlangıç
Ve bu rivayet dünya genelinde kabul görmüş. şöyle bi baktım değişik ülkelerde dekorasyon amaçlı kullanılıyo. hatta english home mağazalarında her daim revaçta bi ürün. ama bu şekli daha sevimli geldiği için ben keçeden yapmayı tercih ettim.
yapım aşamaları da şöyle ki ;
önce bi şablon çıkardım
sonra hangi renklerde yapacağıma karar verdim. işte ipler, keçeler, dolgu için elyaf, boncuklar vs.
ha bi de perde için süs yaptım. mutfağında kullanacağını tahmin ediyorum. onon için mutfaktaki hakim renkleri tercih ettim :)
perde süsü için bağcıkların ucuna boncuk yapmamı tavsiye eden kardeşime öpücükler. iş var kız sende ;))
TAMAMEN ORGANİKTİR ARKADAŞLAR. Silikon bile kullanmadım o kadar yani ;) yakında satışa çıkarabilirim. takipte kalın :)
dün keyifsiz olduğum için başlayamadığım öğretmenler günü hediyesini bugün dizimi kırıp oturdum ve yaptım. işte sonuç;
evet bildiniz BEREKET KUŞLARI :))) hikayesini bilen var mı? bundan çok uzun zaman önce merak edip araştırmıştım.
rivayete göre Hz. Nuh (a.s) tufandan sonra o malum gemiden 3 kuş uçurur:
1-barış için güvercin
2-bereket için kelaynak kuşu
3-yeni ve güzel bi çağ olsun diye de kırlangıç
Ve bu rivayet dünya genelinde kabul görmüş. şöyle bi baktım değişik ülkelerde dekorasyon amaçlı kullanılıyo. hatta english home mağazalarında her daim revaçta bi ürün. ama bu şekli daha sevimli geldiği için ben keçeden yapmayı tercih ettim.
yapım aşamaları da şöyle ki ;
önce bi şablon çıkardım
sonra hangi renklerde yapacağıma karar verdim. işte ipler, keçeler, dolgu için elyaf, boncuklar vs.
ha bi de perde için süs yaptım. mutfağında kullanacağını tahmin ediyorum. onon için mutfaktaki hakim renkleri tercih ettim :)
perde süsü için bağcıkların ucuna boncuk yapmamı tavsiye eden kardeşime öpücükler. iş var kız sende ;))
TAMAMEN ORGANİKTİR ARKADAŞLAR. Silikon bile kullanmadım o kadar yani ;) yakında satışa çıkarabilirim. takipte kalın :)
17 Kasım 2012 Cumartesi
bişeyin acemisi olmak ne zormuş :(( ama kararlıyım ben bu blog işini çözcem... galiba şu an yazdığım şeye post deniyo :P neyse aslında niyetim bugün önümüzdeki hafta kutlanacak öğretmenler günü için bi hediyeye başlamaktı ama nasib olmadı. nakış hocam a mutfağı için bi hediye düşünüyorum ama çoook keyifsizim,,,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)